|
“Bir Gelin Geldi Kırşehir’e”
“Aşık, şair ve ozanı tanımlar mısınız?” denildiğinde bir yazar olarak hep şöyle cevaplarım bu soruyu... Benim yazar olarak onlarca sayfada anlatmaya çalıştığımı, şair birkaç kıtada anlatan kelam ve kalem erbabıdır. Hal böyle olunca şair sıfatlı bu güzide güzel insanlara imrenmemek, önemsememek, hatta hayretler içinde kalıp hayranlık duymamak mümkün mü? Ağızlarından çıkan her güzel söz gönlümüzü okşuyor, ruhumuzun ta derinliklerine –tabir caizse- iliklerimize ılık-ılık akıyor ve psikolojik olarak nefis duygu, düşünce ve ilimle beynimizi dolduruyorsa; işte edebiyatımızın edebi yönünü özümsemiş ebedi kalıcılık timsali olmayı amaçlayan bir gönül dostu görürseniz o şairdir. Katılımcı, kararlı, dik duruşlu, onurlu, gönlü zengin, ilimle yatan, irfanlı kalkan, kendini takdimi tevazulu ve mütebessim bakışlı birisiyle karşılaşırsanız, biliniz ki o şairin ta kendisidir... Duygu ve düşüncelerin resmini çekmek veya mihenk taşıyla kalitesini ölçmek mümkün olsaydı; işte o zaman şairin anlatılması, anlaşılması, bir başka deyişle ilmi kariyeri ve kalitesi tescil edilmiş olurdu... Bu asla mümkün olmadığından “adamın kıymetini adam, altının kıymetini de sarraf bilir” denilerek, şairlerimizin gönüllerde taht kuran insanlar ( adamlar) katında yeri var... Eğer söze konu şair bir kadın (hanımefendi) ise; ‘gönül sultanı’ taçlandırmasıyla zirvedeki haklı yerini almalıdır. Özellikle kadın şairlerimizin medeni toplumdaki saygınlıkları da sayılarının azlıklarından değil; bana göre yüreklerinin zenginliğindedir. Zira, işte ‘ ben buyum’ deyip, ortaya çıkıp ilmini, irfanını, iz’anını sergilemek her babayiğidin harcı değildir. Hakikatin, ilmin, iyinin, doğrunun ve güzelliklerin dört duvar arasında hapis olup gizlenmesinin kime ne yararı var ? Güneş zaten balçıkla sıvanamaz... Öyleyse saydığım bu özelliklerin maliki şair de ‘hodri meydan’ deyip , kendini edebiyat alemine kabul ettirmek için bütün cesaretiyle ortaya atılıp “beni de dinler misiniz?” diyerek, yüreğini ve cesaretini kullanıp etrafa ışık saçıyorsa; o ışığın aydınlığında ben de bir yazar olarak, o şirinlik timsali kadın şairi var gücümle ayakta alkışlarım. Dostlar!Lafı neden döndürüp dolaştırıyorum ? Bu kadar kelamı niçin mi yazdım? Ozanlar diyarı Kırşehir’imize öğretmen bir hanımefendi Gökbulut’lara taa Sivas’tan gelin geliyor... İşini, eşini ve yöremizi çok sevip , öğretmenlik mesleğini icra ederek insan yetiştiriyor. Şair özelliği nedeniyle de şiirler yazıp , kitaplaştırıp faydalı ilmiyle medeni aleme örnek oluyor... kitabının adı da “BİR yürek İNSAN”... Okumanızı öneririm... Ben okudum,çok beğendim... Umarım sizler de beğenir ve bana katılırsınız. Kitap, sayfalarındaki fikirler paylaşıldıkça hapis olmaktan kurtulur ve ilim olup dalga-dalga yayılır. Esasen şairin amacı da altından da kıymetli duygu ve düşüncelerinin tüm insanlara ulaştığını görüp, anılıp, bundan mükemmel mutluluk duymaktır. Eserin yazılmasından da öteye , o eserinin okunması için okurlarınca hiç olmazsa merak saikiyle bile olsa kitabının sayfalarının karıştırılmasının yeterli olduğunu şair bilir... Hele-hele o şair ömrünü insana eğitim için geçirmişse , o şair öğretmenlik sıfatıyla ilmini bütünleştirmişse; okumanın, öğrenmenin, hedef kitlenin ve kalıcılığın ne anlam ifade ettiğini de tartışmasız bilir... Ki, muhterem hanımefendi kişiliğiyle psikoloji, pedagoji , mantık ve felsefe konularındaki bilgi birikimiyle donanımlı, Hayat Üniversitesi’nden de edindiği tecrübeleriyle gönlünden dökülenleri hayatın bütün acımasız meşakkatlerini de göğüsleyerek, ilmini bu minval ü zere insanlığın hizmetine sunmak ne güzel !... Sözün Özü: “BİR yürek İNSAN” isimli eserinizle, değerli şairimiz Zübeyde Gökbulut Sunguroğlu, edebi alemde artık ebedileştiniz... Şimdi seni bir yazar olarak tüm okurlarımın önünde “O bu işin kitabını yazmış adamdır” diyerek selamlıyor ve zat-ı alinizi cümle aleme üstün saygılarımla takdim ediyorum efendim...BİR yürek İNSAN isimli kitabınızı ölümsüz eserler arasında, ayrıca içindeki bütün bilgileri de faydalı ilimler arasında değerlendiriyorum. Ödüllü şiirlerinizde ‘gönül sultanı’ tahtınızın taçlandırılışıdır... Yürek dolusu tebrikler. Hoşça kalınız.
Duran ERDOĞAN Kurugöl Anekdotları Yazarı
|